Dünya
Haberler

BM yaptırımları İran için yeniden devreye girdi

İran ile nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları olan İngiltere, Fransa ve Almanya (E3), 28 Ağustos’ta “snapback” mekanizmasını harekete geçirdi. 30 günlük rutin prosedürün tamamlanmasıyla birlikte BM yaptırımları İran’a karşı yeniden devreye girdi.

Haber Analiz
Son Güncelleme: 28 Eyl 2025 18:22
Yayınlanma: 28 Eyl 2025 18:22
Okuma Süresi: 3 dakika 52 saniye
BM yaptırımları İran için yeniden devreye girdi
Haberi Paylaş

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Tahran’ı “iyi niyetle yapılacak doğrudan görüşmeleri kabul etmeye” çağırdı. Rubio ayrıca BM üyesi ülkeleri, “İran liderlerine, kendi ülkeleri ve dünyanın güvenliği için en iyi olanı yapmaları yönünde baskı yapmak amacıyla” yaptırımları “derhal” uygulamaya davet etti.İngiltere, Fransa ve Almanya dışişleri bakanları ortak açıklamada, “İran’ın asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlayacak yeni bir diplomatik çözüm” arayışını sürdüreceklerini belirtti. Ayrıca Tahran’a “herhangi bir durumu tırmandırıcı eylemden kaçınması” çağrısı yapıldı.

Bu gelişmelerle birlikte, 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) kapsamında kaldırılan İran’a yönelik BM yaptırımları otomatik olarak yeniden yürürlüğe girdi. Bu zamana kadar ABD ve Avrupa’nın tek taraflı uyguladığı yaptırımlar ise artık BM üyesi tüm ülkeleri kapsayan uluslararası yaptırımlara dönüştü.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Güney Kore’nin başkanlığında sunulan ve yaptırımların hafifletilmesini öngören tasarı 19 Eylül’de yapılan oylamada 4 lehte (Rusya, Çin, Cezayir, Pakistan), 9 aleyhte ve 2 çekimser oyla reddedildi. Ardından Çin ve Rusya’nın 26 Eylül’de sunduğu, yaptırımların 6 ay ertelenmesini isteyen tasarı da aynı oy dağılımıyla kabul edilmedi.

‘Yaptırımlar kalkarsa nükleer faaliyetleri azaldırız’

ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında ilk başkanlık döneminde ülkesini tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekti ve İran’a yönelik ağır ekonomik yaptırımları yeniden uygulamaya koydu. Avrupa ülkeleri ABD’nin kararını desteklemediklerini açıklamalarına rağmen yaptırımların etkisini ortadan kaldıracak adımlar atmadı.

Bunun ardından İran, 2019 yılında anlaşmadaki taahhütlerini aşamalı olarak durdurmaya başladı. 2020’den itibaren ise uranyum zenginleştirme oranını anlaşmada belirlenen yüzde 3,67’den yüzde 60’a kadar yükseltti. Tahran, ilgili yaptırımlar kaldırılırsa nükleer faaliyetlerini yeniden anlaşmayla uyumlu hale getireceğini sık sık açıkladı. İran ile ABD ve Avrupa arasında birçok görüşme yapıldı. En ciddi müzakereler İsrail’in saldırılarından önce Tahran ile Washington arasında gerçekleşiyordu ancak İsrail’in İran’a yönelik saldırıları müzakere sürecini sona erdirdi.

‘Snapback’ mekanizması son çare

E3 ülkeleri, “snapback” mekanizmasının son çare olduğunu belirterek İran’ı 2015 anlaşmasını “neredeyse tamamen ihlal etmekle” suçladı. Ayrıca İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stoklarını “sivil gerekçe olmadan” tuttuğunu ileri sürdü. Ancak yine de “diplomasinin sonu olmadığını” belirterek Tahran’ı müzakerelere çağırdılar. İran ise yaptırımların geri getirilmesinin Avrupa’nın İran’ın nükleer meselesindeki konumunu ortadan kaldıracağını savunuyor.

İran, mekanizmanın işletilmesine ilişkin Avrupa ülkelerinin hukuki dayanağının bulunmadığını iddia ediyor. Tahran, ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından Avrupa’nın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu nedenle anlaşmadaki “katılımcı” statülerini kaybettiklerini ileri sürüyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin BMGK’da süreci başlatma konusunda hukuki ve etik yetkiye sahip olmadığını savunuyor. Buna rağmen yaptırımların geri getirilmesinin Avrupa’nın İran’ın nükleer meselesindeki konumunu sona erdireceğini ifade ediyor.

İran tarafı ayrıca Avrupa’nın ABD’nin etkisinde kaldığını ve müzakerelerde sundukları önerilere kayıtsız kaldığını öne sürüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, son açıklamasında, “Avrupalılarla yaptığımız görüşmelerde, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliği yapmaya ve nükleer faaliyetleri konusunda şeffaflık sağlamaya hazır olduğunu vurguladık. Buna karşılık ABD, sürekli farklı bahaneler uydurarak bir anlaşmanın oluşmasını engellemeye çalışıyor. Gerçek şu ki ABD güçlü bir İran’a tahammül edemiyor ve ülkemizi giderek zayıflatmak istiyor.” dedi.

  • Bunu Beğenmedim%0
  • Ha-ha%0
  • Şaşırtıcı%0
  • Üzücü%0
  • Öfke Uyandırıyor%0

Görüşünüzü Yazın

Aklınızdan neler geçiyor?
İlk yorum yapan siz olun
ÜST
Paylaş
KİM KİMDİR?TARİHTE O AN